YAKLAŞIK 8 BİN AĞACA ULAŞILDI

 Tarih: 11-04-2018 12:12:52

Türkiye’nin ilk sertifikasyonlu karadut bahçelerinin kurucusu olan Balıkesir’deki girişimci Osman Laçin, karadut bahçelerinin yaygınlaşması için, eğitim ve bilgilendirme çalışmaları yürütüyor. Ülkenin ünlü meyve üretici ilçelerinden Havran’da da sertifikasyonlu karadut bahçesi kuruldu.

 

Dünya devi ilaç firmalarının ilaç ham maddesi olarak kullandığı şifa kaynağı karadut meyvesini ihraç eden Türkiye’nin ilk karadut girişimcisi Osman Laçin, Ege bölgesinde karadut bahçelerinin artması için gönüllü olarak bilgi paylaşımı ve eğitimler vermeye başladı. Son 6 ayda yaptığı girişimler neticesinde bölgedeki karadut ağacı sayısını yaklaşık 8 bine ulaştıran Laçin, son olarak Havran ilçesinde organik sertifikasyonlu kapama karadut bahçesinin kurulmasına ön ayak oldu.

TV100 Haber’e açıklamalar yapan Osman Laçin, karadut yetiştiriciliğindeki hızlı yükselişini ve hedeflerini anlattı. Karadut meyvesinin fonksiyonel bir meyve olduğunu ifade eden Laçin, “Kapalı bahçe diye tabir edilen tarla bazında ilk karadutun ekimini Türkiye’de ilk kez 2013 yılında, Menemen Ovası’nda başlattım. 22 bin metrekare alanda, bin 100 ağaç ile kurduğum tesisle ben başlattım. Şu an tesisimiz, organik sertifikasyon devresini geçirmiş, Avrupa sertifikasyonuna haiz bir bahçe olmuştur. Bu bizim için gurur kaynağı. Türk tarımı için meyvecilik çok önemli. Meyvecilikte de eskilere dayanan karadutun gerektiği önemi kazanması için ciddi çalışmalar yapan sanayicilerimiz var. Biçim gibi çiftçiler var. Çıkarttığımız ürünleri, halka arz edilebilecek şekilde, püresini, şurubunu, lokumunu yaptıran bir oluşumu da kurduk. Ben bölgemizde bu bahçeyi oluşturduktan sonra, sağduyulu, konuya ilgi duyan Ayvalık Altınova’da bir arkadaşımız 800 ağaç, Burhaniye Börezli’de bin 200 ağaçlık bir bahçe. Yine Havran’da Hamza bey ile görüşmelerimiz dahilinde 400 ağaçlık bu bahçeyi, Sındırgı’da da diğer arkadaşlar ile bin 200 ağacı bu sene 2 bine tamamlamak üzere toplam ortalama 7-8 bin ağaçlık kapama bahçelerin tesislerine başladık. Karadut bir fonksiyonel meyvedir. Sağlık ve şifadır. İnsanların doğumlarından itibaren tanıştığı ilk doğal ilaçtır” dedi.

 

“Karadut üretiminin artmasını istiyoruz”

Bölgede karadut meyvesini zeytine alternatif bir ürün olduğunu vurgulayan Osman Laçin, “Bizler karadutun değerini bulması için fedakarlıktan kaçınmıyoruz. Karadut için bilgi veya uygulama eğitimi almak isteyenlere kapımız açık. Bu kış yaptığımız çalışmalarımızda Burhaniye Belediyesi konuya ilgi gösterdi. Zeytin ağaçlarına alternatif olarak karaduta teşvik çalışmaları var. Kendilerine gereken bilgi ve yönlendirmeleri yapmaya çalışıyoruz. Ciddi bir ekilim sağlayacaklarına inanıyoruz. Balıkesir Büyükşehir Belediyemizin Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı, meyve bahçeleri ve tıbbi ve aromatik bitkiler üzerine çalışmalar yapmaya başladı. Onlarla da Yediveren diye tabir edilen, ekonomik değeri yüksek olan karadut cinsi fidanlarının tanıtımını, tarımını anlatıyoruz. Havran’da da bu meyveye ağırlık verilmesini istiyoruz. Bu nedenle ilk ciddi girişimcimiz Hamza beydir. 3 yıldır bu bahçe geliştirildi. Kendisini yönlendiriyor, geliştiriyoruz. Bugün bu bahçemizi organik sertifikasyona geçirmiş bulunuyoruz. Diğer bölgelerde de sertifikasyon çalışmalarımız var. Hep birlikte inşallah kimyasalın kullanılmadığı organik tarımın istediği özelliklerde bahçemizi tesis edeceğiz. Bahçemiz otlarla kaplı şu anda. Ama zararlı değil. Organik tarım için yeşil gübrelemedir bu. Bunun yanı sıra solucan gübrelemesi, küçükbaş hayvan gübresini de kullanacağız bu bahçede. Karadut hastalık ve böceklere karşı kendini koruyor. İlaçlama konusunda ihtiyaç olmuyor” diye konuştu.

 

“Ülkelere ilaç ham maddesi olarak satıyoruz”

Sertifikasyonlu bahçelerinde ürettiği karadut meyvesini, dünya devi firmalara ilaç ham maddesi olarak sattığını ve yetiştiricilerin ürünlerini satın almaya da hazır olduğunu söyleyen Laçin, “Dünyada en sağlıklı organik üretimi Japonya yapmaktadır. Bilim adamlarımız da yaptıkları çalışmalarla ciddi mesafeler kat etmektedir. Bu bir gönül işi. Bu çalışmalarımız içinde Erzurum Üniversitesi’nden sayın Prof. Dr. Recep Kotan’da var. Bizi destekleyen yurt dışı orijinli büyük firmalar da var. Bu destekler ile ülkelerin istediği kalitede ürünleri yetiştirip, katma değeri yüksek ürünlerle para kazanmamız doğru olan yoldur. Kimyasallı ürünlerle, günlük meyvelerimiz ile tarım ekonomimizin kalkınması çok zordur. Meyveyi yetiştirip yol kenarında satmak para kazandırmıyor. Onun için tarımı, gıda sanayini entegre halde yaptığımız saptamalarla doğru yolu çizersek, Avrupa ülkelerinde ilaç sanayinde kullanmak üzere verebiliyoruz. Bu oluyor mu? Oluyor. Bizim ürünlerimiz ciddi şekilde büyük ilaç firmaları talep ediyor. Biz de ihtiyacın karşılanması için, şurubunu, püresini, lokumunu yapıp, değişik tatları halkımıza ulaştırıyoruz. Emek yoğun bir iş koludur. Meyveler tek tek ağaçlardan elle toplanır. İstihdam oluşturulur. Makineleşmeye uygun bir meyve değildir. İlle kapama bahçeler kurmanıza da gerek yok. Evlerinizin bahçelerine yada bahçelerinizin kenarlarına 5-10 ağaç ekerek te ek gelir elde edebilirsiniz. Bunun Örneği Menemen bölgesi, Edremit Ortaoba bölgesidir. Sabah akşam toplanan karadutları parasını verip satın alıyoruz. Biz, karadut meyvesini satın almaya hazırız. Bunu geliştirecek projelerimiz de yürütülüyor” dedi.

 

“Bahçelerin artması bölge ekonomisini canlandırır”

Havran ilçesinde ilk kapama karadut bahçesini kuran Hamza Yil isimli emekli vatandaş ise, karadut bahçelerinin artmasının, bölge ekonomisini canlandıracağını ifade etti. Hamza Yil, “Ben bir kamu kurumundan emekli müfettişim. İlk başta hobi olarak başladım. Zeytinliklerim de var. 150-200 dönümlük bir bahçem oldu. Bu arada Osman beyin karadut yetiştirdiğini öğrendim ve kendisiyle görüşüp karadut bahçesi kurdum. 25 dönem kadar ceviz bahçem de var. Karadut bahçemi arazi bulursam genişleteceğim. Karadut, emek yoğun bir iştir. Toplanması zor. Şu anda işçilik problem. İşçi bulmakta zorlanıyorum. Bu sorunu aşmak lazım. Karadut bahçelerinin artması, bölgemize büyük bir ekonomik katkı sağlayacaktır. Zeytin toplama dönemi ile karadut toplama dönemi çakışmıyor. Bu nedenle zeytin toplayan işçilerin karadutu da toplayarak yıl içinde daha fazla iş imkanı doğuyor” şeklinde konuştu.

  Kaynak: Haber Merkezi
ANAHTAR KELİMELER
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER BALIKESiR HABERLERİ
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI