OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE UNUTULMAYAN KÜLTÜR

 Tarih: 28-09-2017 09:45:00

Osmanlı döneminden günümüze yaklaşık 700 yıllık bir gelenek olan Tokat Yazmacılığı El Baskı Sanatı, halen yaşatılmaya devam ediyor. Tanınmış usta Emel Ardahanlı, bu kültürü yaşatmak için yoğun çaba sarf ediyor.

Türk kültürünün vazgeçilmez parçaları arasında olan Tokat Yazmacılığı El Baskı Sanatı, İzmirli Emel Ardahanlı tarafından yaşatılmaya çalışılıyor. Uzun zamandır bu sanatı gelecek nesillere aktarmak için kurslar veren ve açtığı sergilerle adından sıkça bahsettiren Ardahanlı, Balıkesir’in Edremit ilçesine gelerek ilgili bayanlara 2 gün süreyle kurs verip sanatı öğretti. Antandros Derneği’nin daveti üzerine Altınoluk Mahallesi’nde Tokat Yazmacılığı El Baskı Sanatı’nı uygulamalı olarak anlatan Emel Ardahanlı, geleneksel yöntemlerden vazgeçmediklerini vurguladı.

El yazmacılığının temel özellikleri olan bez, kalıp ve boyaların tamamen doğal yöntemlerle imal edildiğini söyleyen Ardahanlı, bu sanatı öğrettiği 20 öğrencisinin şu anda iş sahibi olduğunu belirtti. TV100 mikrofonlarına açıklamalarda bulunan Emel Ardahanlı, “İzmir Güzelbahçe’den geliyorum. Altınoluk’un, Kazdağları’nın havası beni her zaman cezbetmişti. Geçen yıl Antandros Derneği’ne bir gezi vasıtasıyla gelmiştim. Sağ olsun dernek başkanımız Gülçin hanımın davetiyle hemen buraya yeniden geldim. Geleneksel Tokat Yazmacılığı El Baskı ustasıyım. İzmir Güzelbahçe ve Çeşme’deki Halk Eğitimi Merkezleri’nde eğitimler vermekteyim. Kaybolmaya yüz tutmuş meslekler arasına giren Tokat Yazmacılığını tanıtmak ve yaşatmak üzere çeşitli sergi, festival ve sempozyumları destekliyorum. Yayınlanmış kitaplarda da yer aldım. Yazmacılık, çok eski bir Osmanlı sanatıdır. 700 yıllık bir tarihi geçmişi var. Amacım, öncelikle Tokat’ta yeniden canlanması ve tüm dünyaya yeniden yayılmasıdır. Tokat’a günlük kullanımdaki her alanda yazmacılığı sürekli görebilirsiniz. Eğitimlerimde de gelenekseli bozmadan, günümüze uyarlayıp çeşitli ev eşyaları, kıyafetler, yöresel giyişiler hazırlamaya ve insanları onlara yönlendirmeye çalışıyorum. Çeşme’de verdiğim eğitimlerde, şu anda ürettiklerini kazanca dönüştüren, atölyeleri, semt pazarlarında tezgahları olan 20’den fazla öğrencim var. Bu demektir ki, yeni ustalar yetişiyor ve bu sanat ölmeyecek. Burada da çok keyifli çalışmalar yaptık. 50’ye yakın çok ilgili bayan vardı. Derneğe de yönetimine de çok teşekkür ediyorum. 1 saate biten ve 3 ayı bulan çalışmalarımız da oluyor. Çeşitli karma ve kişisel sergilerim de oldu. Bir sergiye 6-7 ay gibi zamanla hazırlanabiliyoruz. Yazmacılıkta 3 ana madde vardır. Bez, kalıp ve boya. Kalıplarımız kesinlikle ıhlamur ağacından hazırlanır ve el ustalığıyla yapılır. Bıçakları da çok özeldir. Bana kalıplarımın çoğunluğunu ustam olan Atıf Arpacıoğlu hazırladı. Ben de kalıp oyuyor ve öğrencilerime de öğretiyorum. Ama bu ayrı bir sanat işidir. Boyalarımız da tamamen doğal boyalardır. Kimyasal katkılar kullanılmaz. Boyalarımızı kendimiz hazırlarız. Kumaşlarımız da kesinlikle tezgah dokuması yöresel kumaşlardan oluşur. Sentetik olmayan her türlü kumaşı kullanabilmekteyiz. Ama yöresel tezgah dokuma kumaşlarda baskının özelliği çok daha fazla ön plana çıkmaktadır” dedi.

  Kaynak: Haber Merkezi
  Hava Durumu HABERLERİ
Henüz anket oluşturulmamış.
YUKARI